Ben Kimim?
Dünyaya gözlerimi açtığımda henüz 90’lı yılların başıydı. Sokakta yetişen son jenerasyonu yakalamış ve bunu tesadüfen sonuna kadar kullanmıştım. Elbette şanslı olduğum konular kadar şanssız olduğum konularda vardı. Fakat bunu uzun uzadıya anlatmak ne kadar doğru olabilir ki?
Günler günleri, aylar ayları kovalıyordu. Ben büyürken dünya normal seyrinde devam ediyordu. Bebeklikten çocukluk evresine geçtiğim sıralarda artık bilgisayar oyunlarına sarmış ve vaktimi böyle devam ettiriyordum. Şu yaşıma geldim ve halen ilgimi çeken birkaç konu mevcut. Bunlardan birisi internet birisi ise bilgisayar oyunları. Peki bu ilgi çekme durumu nasıl gelişti?
İnternet ile nasıl tanıştım?
O yıllar günümüzdeki teknolojiye ev sahipliği yapmıyordu. Yavaş yavaş büyümeye başlayan nesil teknoloji ile yeni yeni tanışıyordu. Benim içinde internet sektörüyle tanışmam bu şekilde oldu. Çok küçük yaşta bilgisayar sahibi olmamla beraber bu makinelerin sağını solunu ezberlemiş ve öğrenebileceğim birçok şeyi öğrenmiştim. Rutin bu şekilde devam ederken bir şeylerin eksik olduğunu fark etmem her şeyi değiştirdi. Evet, henüz yaygın olmayan internet benim için merak konusu olmayı başarmıştı.
Şanslıyım ki oturduğumuz semtte internete erişim (kafeler) kolaydı. Hatta hemen sokağın başında yer alan iş yerinde birçok yeni arkadaş edinecek ve internet deneyimimi en üst seviyeye getirecektim. Bir diğer unsurda evimize internetin gelmesi hiç gecikmeyecekti. Altyapılar günümüzdeki kadar gelişmiş olmasa bile evde internet sahibi olmanın tadı farklıydı. Konudan çok sapmadan… Nerede kalmıştık? Evet, eksik bir şeylerden bahsediyorduk. İnternet ile tanıştıktan sonra internet sitelerinin nasıl yapıldığını o küçücük yaşta merak etmeye başlamış ve kendimce derin araştırmalar içerisine girmiştim. Bu araştırmalar neticesinde alan adları, barındırma hizmetleri ve HTML gibi konularda bilgi sahibi oldum.
Bazen her şey bilgi sahibi olmakla olmayabiliyor. Benim içinde durum tam olarak böyleydi. Şimdi bir alan adına ve barındırma hizmetine kolayca ulaşılabiliyor. O dönemler öyle değildi. Sektörde çok az şirket varken fiyatlar ise dünyalar kadardı. Küçük bir çocuk için bu durum hiçte hoş görünmüyordu. Bu yüzden birçok webmaster arkadaşımın yaptığı gibi ücretsiz hizmet veren sitelere kendimi adadım.
Gel zaman git zaman vakit geçti ve günümüzde artık birçok büyük projede yer alıyorum. Gelir amacı olmayan ve faydalı projeler ile katkı sağlıyorum. Yeni proje açacak kişilerin güzel fikirlerine saygı duyuyor, elimden geldiğince destek oluyorum. Melek yatırımcı konumunda desteğimi sürdürmeye devam ediyorum.
Oyunlar ile nasıl tanıştım?
İlk bilgisayarımdan da öncesi. O zamanlar küçücük çocuğuz. Önümüzde elektronik ortamda vakit geçirmek için iki seçenek var. Belki diğer ülkelerde daha fazla alternatif vardı ama bizim için öyle değildi. Play Station ve Atari ikilisinin ikisine de sahiptim. Bilgisayara uzanan serüven bunlarla başladı. Sokakta oynanan oyunlardan bıkıp eve geldiğim zaman televizyon karşısına geçiyor ve konsol oyunları ile vakit geçiriyordum. O zamanlar oynamış olduğum sabit oyun sayısı çok değildi. Hemen sıkılıyor ve diğer oyuna geçerek vakit öldürüyordum. Genellikle Mario ile prensesi kurtarıyor veya yarışlarda birinci gelmeye çalışıyordum. Bilgisayarım alındıktan sonra işler değişti.
Half-Life, Resident Evil, StarCraft, Fallout vb. oyunları oynadıkça adeta aldığım keyif ölçülemez hale geldi. Akabindeyse oyun dünyasına başka bir gözle bakmaya başladım. Video oyunlar sektörü değişken bir yapıya sahip. 30 yaşını geçtikten sonra eskisi kadar keyif alamasam bile halen boş vakitlerimde oyunlar oynuyor ve vakit geçiriyorum. Kafa dağıtmak için birebir. Fakat doğru oyunu oynuyorsanız…
Şuan genellikle simülasyon türünde oyunlar oynuyorum. Piyasadaki MMORPG yokluğunda yaşam simülasyonu dediğimiz oyunlarla vakit geçiriyor ve sakince takılmaya çalışıyorum. Son 3-4 yıldır insanın sinir yapısını zedeleyen ve kitlesi sebebiyle kriz geçirten oyunlardan uzak bir ruh halindeyim. Unutmadan! Uzun bir zamandır Steam sayfalarını geziniyor ve iyi bir oyunun çıkmasını bekliyorum.